Paratiroid bezi nedir?

Tiroid bezi (kalkansı bez) nin hemen arkasında yerleşmiş ikisi üstte ikisi altta yer alan toplam dört adet iç salgı beziparatiroid bezi

Her bir paratiroid bezi yaklaşık olarak altı milimetre uzunluğunda üç milimetre genişliğinde ve iki milimetre kalınlığındadır. Bezler koyukahverenginde ve yağ görünümündedir. Paratiroid bezleri bazen normal yerlerinde değil de göğüs boşluğunda yerleşmiş olabilirler.

İnsan paratiroid bezi iki cins hücre ihtiva eder. Bunlar esas hücreler ve oksifil hücrelerdir. Esas hücreler parathormonun çoğunu salgılarlar. Oksifil hücrelerin görevi tam belli değildir. Bunlar belki de hala bir miktar hormon salgılayan yaşlı esas hücrelerdir.

Parathormon protein yapısında bir hormondur. Kandaki kalsiyum seviyesini yükseltici, fosfat seviyesini düşürücü yönde etkilidir. Böbreklerde kalsiyumun geri emilimini arttırır, sodyum, potasyum, amino asitler ve fosfatların atılımını arttırır. Bu tesir olmasa idi idrarla ortaya çıkacak devamlı bir kalsiyum kaybı sonunda kemikleri kalsiyumdan tamamen fakir bir hale getirecek ve iş görmelerini engelleyecekti. Parathormon barsaklardan kalsiyum emilimini ve kemiklerden de kalsiyum serbestleşmesini idare etmektedir. Bu sayede kan kalsiyumunun miktarı 100 milimetrede 9-19 miligram arasında sabit tutulabilmektedir.

Parathormonun d vitamini ile de yakından alakası söz konusudur. D vitamini azlığında parathormonun da etkisi azalmaktadır.

Kandaki kalsiyum oranının çok cüz’i bir alçalışı bile paratiroid bezinde salgı artışına sebep olur. Kalsiyum, emzikli kadınlarda süt yapımında kullanıldığı için emzirme sırasında faaliyeti artan paratiroid bezleri ileri derecede büyürler. Öte yandan kan kalsiyumunun arttığı herhangi bir durum paratiroid bezlerinin çalışmalarının ve büyüklüklerinin azalmasına yol açmaktadır. Paratiroid bezi hastalıkları:

Hipoparatiroidizm (bezlerin az çalışması): Burada paratiroid bezleri yeterli miktarda hormon salgılayamamaktadır. Bunun en çok görülen sebebi tiroid ameliyatları sırasında paratiroid bezlerinin büyük kısmının veya tamamının çıkarılmasıdır. Ayrıca bezlerin iltihap, kanser gibi sebeplerle harabiyetleri yahut doğuştan olmayışlarıdır.

Hipoparatiroidizmde kan kalsiyumunun azalışı söz konusudur. Bu azalış normal değer olan 10 miligramdan (normali 8.5-10.5) 6-7 miligrama düşünce kasılmalarla seyreden tetaninin belirtileri ortaya çıkar. Sinirlilik, halsizlik, şahsiyet değişiklikleri, adale krampları, havaleler, hırıltılı solunum, çift görme, karın ağrıları, sık idrara çıkma söz konusudur. Deri kuru, tırnaklar incelmiş olup, kırılgan hal almışlardır. Katarakt da meydana gelebilir. Kolda tansiyon aletinin bandı sarılarak belli bir basınç uygulanması halinde elde kasılma meydana gelir.

Hipoparatiroidinin tedavisinde parathormon kullanılmamaktadır. Çünkü hem pahalıdır hem de vücutta buna karşı antikorlar geliştiği için giderek etkisi azalmaktadır. Tedavide kalsiyum ve D vitamini kullanılmaktadır.

Hiperparatiroidizm (bezlerin aşırı çalışması): Sebepleri arasında bezlerin iyi huylu tümörleri, kendiliklerinden büyümeleri yer alır. Bir de herhangi bir sebeple meydana gelen düşük seviyedeki kan kalsiyumunun uyarıcı etkisiyle aşırı miktarda parathormon salgılanabilir. Bunlarda kan kalsiyumunun artışı ile ilgili belirtiler ortaya çıkar. Susuzluk, bulantı, kusma, karıncalanma, kabızlık, kilo kaybı görülebilir. Bu hastalarda mide-duodenum ülserlerine çok rastlanmaktadır. Mafsal ve kemik ağrıları ile tekrarlayan böbrek taşları da bunlarda sık rastlanan rahatsızlıklardandır. Kemik filmleriyle kan ve idrar tahlilleri yol göstericidir. Primer hiperparatiroidinde, yani bezin kendisinde bozukluk olan durumda asıl tedavi şekli cerrahi müdahale ile büyümüş dokunun veya tümörün çıkarılmasıdır. Ameliyat edilemeyen hastalara bol hareket ve bol sıvı alımı tavsiye edilir. Kalsiyum muhtevası fazla olan gıdalar yasaklanır.

--Reklam--